Bülent Ecevit liderliğindeki üçlü koalisyon iktidarının son yılında Harp Akademileri Komutanlığı'nda bir toplantı yapılıyordu. 'Türkiye'nin etrafında barış kuşağı nasıl oluşturulur?' konulu sempozyumda, dış politika masaya yatırılıyor ve Avrupa ile ilişkileri konuşuluyordu. Toplantıya katılan isimler arasında, daha sonra Ergenekon soruşturması kapsamında bir süre gözaltına alınacak olan dönemin MGK Genel Sekreteri Org. Tuncer Kılınç da vardı.
Yine ismi Ergenekon çerçevesinde gündeme gelen iktisat profesörü ve Cumhuriyet yazarı Erol Manisalı'nın, "AB'nin Türkiye'yi kabul etmeyeceği" sözlerinin ardından konuşan Tuncer Paşa, uzun süre tartışılacak önerisini dile getirmişti. Kılınç, AB yerine Rusya ve İran'ı da kapsayacak yeni bir arayışı öneriyordu. Kılınç, kendi döneminde önerisinin hayata geçirildiğini göremedi. Çünkü 3 Kasım 2002 seçimlerinde AB politikasına var gücüyle sarılan AK Parti iktidara gelmişti. Paşanın görüşlerinin etkisini kıran başka bir gelişme ise Kılınç'ın, MGK Genel Sekreteri sıfatıyla Brüksel'deki bir toplantıda sarf ettiği sözlerin kredibilitesine indirdiği darbeydi.
|
|
|
| Zürih'te Türkiye ile Ermenistan arasındaki son dakika krizini, elindeki iki telefonla tarafları defalarca arayan ABD Dışişleri Bakanı Clinton'ın çözdüğü söylenmişti. Daha sonra krizi çözen asıl hamlenin Rusya'dan geldiğini öğrendik.
|
|
| Pazartesi, 05 Ekim 2009 05:53 |
|
| Türk dünyası açılımı!
|
| Nahçıvan- Büyükelçi Bagdad Amreyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in özel talebi üzerine bir yıl önce Ankara'ya geldiğinde kendisiyle ilk röportajı biz yapmıştık. Türkiye'ye gelişinin ikinci ya da üçüncü günüydü. Daha kolilerini bile açmamıştı.
Çok çalışkan, çok sıcak ve girişken biriydi. 7 yıl tatil yapmadan çalışmıştı. 3 dil biliyordu. Kısa sürede hem siyaset hem iş dünyasından çok güzel dostluklar kurdu. Aynı zamanda eski bir futbolcuydu. Birkaç ay içinde Hakan Şükür ve Bülent Uygun'la öyle samimiyet geliştirdi ki, Florya'da yaptığı halı saha maçlarına bizleri davet etmeye başladı.
|
|
| 4 uçak, 40 ajan ve dublörüyle perşembe günü Esenboğa'ya inen Rusya Federasyonu'nun kudretli lideri Vladimir Putin ile Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ankara buluşması, iki liderin 9'uncu randevusuydu.
Bir zamanlar düşman kamplarda yer alan iki ülkenin liderleri, 5 yıl içinde tam 9 kez değişik vesilelerle bir araya gelmişlerdi. 1972'de SSCB Yüksek Prezidyum Başkanı Podgorni'nin ziyareti üzerinden 32 yıl geçtikten sonra Aralık 2006'da Türkiye'yi ziyaret eden ilk Rus devlet başkanı unvanını kazanan Putin'in ülkemizi üçüncü ziyaretiydi.
|
|
|
|
|
|
|