| 
Rusya'nın dünyanın en büyük nükleer güçlerinden birisi olduğuna hiç şüphe yok.
Hatta bazı tahminlere göre dünyanın birinci gücü. Elinde bulundurduğu nükleer silah ve başlık miktarlarıyla Amerika'yı bile geride bırakıyor. Bazı kaynaklar Amerika'nın elindeki nükleer savaş başlığının miktarını 5-6.000 civarında, Rusya'nın ise 16.000 civarında olduğunu belirtiyorlar. Rusya söz konusu nükleer gücünü şu 4 şekilde hazırda bekletiyor:
Rusya'nın dünyanın en büyük nükleer güçlerinden birisi olduğuna hiç şüphe yok.Hatta bazı tahminlere göre dünyanın birinci gücü.
Elinde bulundurduğu nükleer silah ve başlık miktarlarıyla Amerika'yı bile geride bırakıyor. Bazı kaynaklar Amerika'nın elindeki nükleer savaş başlığının miktarını 5-6.000 civarında, Rusya'nın ise 16.000 civarında olduğunu belirtiyorlar. Rusya söz konusu nükleer gücünü şu 4 şekilde hazırda bekletiyor:
|
|
|
| 
Hakkında hâlâ önemli soru işaretleri bulunmasına rağmen Rusya, Güney Akım doğalgaz projesini hayata geçirmek için sessiz-sakin bir şekilde Balkanlar'a dönük önemli hamleler yapıyor.
Bunlardan sonuncusu Hırvatistan'a dönük hamle sayılır. Bu çerçevede Rusya önceki gün Hırvatistan ile önemli bir hükümetler arası anlaşma imzalamış bulunuyor. Enerji ilişkilerini geliştirmek üzere Moskova'da bulunan Hırvat Başbakanı Jadranka Kosor ile Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in hazır bulundukları imza töreni sonrası yapılan açıklamalarda iki ülkenin yüzde 50 hisseye sahip olacağı bir ortak şirket kurulacak ve bu şirket Güney Akım'ın Hırvat ayağını üstlenecek.
|
|
| Bu anlaşmaların arasında ulaştırma alanı ile ilgili olanlar oldukça önemli bir yer tutuyor. Haberlere göre, bu alanda çeşitli hükümetler arası anlaşmalar var. Bunlar, hava, deniz, karayolu ve demiryollarında işbirliğini öngörüyor. Bu arada bu doğrultuda Abhaz hava sahasının sorumluluğunun Rusya tarafından üstlenilmesi de gündemde bulunuyor.
Bu anlaşmalara ek olarak askerî alanda da çok önemli bir üs anlaşmasına da varılmış bulunuluyor... Dün imzalanan bu kapsamlı anlaşma 49 yıl süreli; mutabakat halinde otomatik olarak 15 yıl daha uzatılabiliyor. Anlaşma, kurulacak ortak üssün ve bunlara mücavir alanların kullanım esasları, üslerde görev yapacak askerî personel ve ailelerin uyacakları kurallar ve diğer konuları kapsıyor.
|
|
| Bugün İran-Rusya ilişkilerinin merkezinde iki somut problem var: Rusya'nın sağlamayı taahhüt ettiği S-300 hava savunma sistemleri ve Rusya'nın halen inşa etmekte olduğu Buşehr nükleer santralı bunlar.
Rusya S-300'ler konusunda son üç yıldır ayak diriyor, konuyu çeşitli sebeplerle sürüncemede tutmaya devam ediyor. Bu sebeplerin arasında elbette Amerika ve İsrail'in teşebbüsleri de bulunuyor. Rusya, Buşehr konusunu ise 14 yıldır sonuçlandıramıyor, çeşitli sebeplerle bu konuyu da sürüncemede tutmaya devam ediyor.
|
|
| Perşembe, 19 Kasım 2009 00:38 |
|
| GRU başkanı ve Gürcistan...
|
| Rusya'nın bilinen dört istihbarat servisi var: İç istihbarattan sorumlu FSB, dış istihbarata bakan SVR, haberleşmeyi izleyen FAPSI ve askeri istihbarat servisi GRU. Bunlardan FSB hakkında en çok bilinen, yazılan iken GRU hakkında bilinen ve yazılanlar ise son derece sınırlıdır.
Rus Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı, tam adı Ana İstihbarat Direktörlüğü olan GRU kapalı bir kutudur adeta; medyada bu servisle ilgili fazla bilgi yer almaz. Bu bakımdan, GRU hakkında pek fazla bir şey bilinmez. Komünist dönemde bizzat devlet tarafından adı ve faaliyetleri hep saklanan, öne çıkarılmayan GRU hakkında yabancı basında da birkaç kitap ve makalenin dışında dişe dokunur bir bilgi bulunmuyor. Bunların da çoğu 1980'lerde Batı'ya kaçan bir-iki GRU ajanının anlattıklarından meydana geliyor.
|
|
| Rusya'nın Balkanlar'daki en yakın dost ve müttefikinin Sırbistan olduğu malum. Bu çerçevede, iki ülke arasında ekonomik, siyasî, güvenlik, kültürel, din ve enerji alanlarında son derece sıkı ve güçlü bağlar var.
Bunlara ilaveten geleneksel Slav ve Ortodoks dayanışması da bu bağları kuvvetlendiren bir başka unsur şüphesiz.
|
|
| Pazartesi, 19 Ekim 2009 01:03 |
|
| Rusya'nın yeni askerî doktrini
|
| Son yıllarda askerî, siyasî ve güvenlik alanlarında meydana gelen gelişmeler Rusya'yı da etkilemiş bulunuyor. Nitekim bu yüzden bu ülke son 9 yıldır yürürlükte olan askerî doktrini yeniden gözden geçirip yeni bir doktrin yazmaya hazırlanıyor.
2000 yılında zamanın Devlet Başkanı Putin tarafından onaylanarak yürürlüğe giren doktrin genelde çok-kutuplu bir dünyayı destekleyen, özelde ise Rus askerî reformuna vurgu yapan esasta savunmaya dönük bir doktrindi.
|
|
| Rus-Gürcü savaşının üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçti. Savaşın silahlı bölümü ateşkesle sona ermekle birlikte taraflar diplomatik alanda hâlâ başka bir savaş veriyorlar.
Bu savaşın amacının da dünya kamuoyunu etkilemek, savaşın sebep ve sonuçlarından karşı tarafın sorumlu olduğuna inandırmak, böylece bir bakıma da aklanmak olarak olduğu söylenebilir.
|
|
| Perşembe, 01 Ekim 2009 06:25 |
|
| Gebele konusu...
|
| Amerika bu ay füzesavar sisteminin Avrupa ayağını iptal etmiş, bunun yerine deniz ağırlıklı bir sisteme geçmeye karar vermiş bulunuyor. Esasen deniz ağırlıklı sistem belli bir seviyede de zaten mevcut. Yeni kararla bu sistem daha çok genişletilecek, daha çok güçlendirilecek. Sistemin temeli de Aegis denen özel destroyer ve X-band radarlara dayanacak.
|
|
| Pazartesi, 24 Ağustos 2009 09:01 |
|
| Rusya'nın 'S-300 oyunu'
|
| Rusya, İran, İsrail ve Amerika arasında son iki yıldır pek dikkat çekmeyen bir S-300 problemi yaşanıyor. Bu köşede geçmişte birkaç kere değindiğimiz S-300 malum Rus yapımı hava savunma füze sisteminin kod adı.
|
|
| Nabucco projesi hakkında birkaç gün önce yazdığım yazıda bu projenin başarısı ile Hazar Denizi'nin hukuki statüsü arasındaki ilişkiye dikkat çekmiş ve yazıyı şöyle bitirmiştim:
"..Kısacası, Türkmenistan'ın Nabucco'ya katılması Hazar'ın hukuki statüsü ile yakından alakalı bir durum. Bu bakımdan gerek AB'nin gerekse de Türkiye'nin bu konuyla da ilgilenmesi gerekirse taraflarla görüşmesi gerekiyor. Nabucco'nun başarısı için bir bakıma Hazar'ın statüsünün de halli şart oluyor.''
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 |